13 Aralık 2010 Pazartesi

13 ARALIK 1935

13 aralık 1935 şehir istanbul...

minicik bir kız çocuğu geldi dünyaya...ışıl ışıl parlayan gözleri vardı...

yıllar yıllar sonra...minicik kız çocuğu genç bir kız oldu ve ışıl ışıl parlayan gözleri daha parlak bakmaya başladı dünyaya...

sonra daha minicik bir bebekken ışıldayan gözleri genç kızlık yıllarından itibaren birşeyleri değiştirmek için yola çıkacaktı...

veee...bu kız değiştirmek için çıktığı yolda kiminin annesi,kiminin ablası,kiminin akranı,kiminin arkadaşı,kiminin dert ortağı... olacaktı.

onun adı "TÜRKAN" dı....

Tüm Türkiye'nin hatta dünya'nın TÜRKAN SAYLAN'ı olacaktı...

  

İYİ Kİ DOĞDUIN TÜRKAN ANNE İYİKİ VARDIN VE HALA VARSIN VE GERİDE BIRAKTIKLARINLA VAR OLMAYA DEVAM EDECEKSİN...

(seni nasıl anlatsam bilemedim,nasıl döksem sana olan duygularımı...hiç tanıyamadım belki seni ama içimde hissettim.senin tırnağının zerresi olamasamda yarattıklarını yaşatmak için uğraşan kızlarından biriyim senin en azından böyle hissediyorum.yattığın yerde huzur ve ışıklar içinde uyu...senin yolun artık bizim yolumuz)

HAYDİ HAYAL EDELİM VE İSTEYELİM ŞİMDİ OLMASA BİLE BİR GÜN MUTLAKA OLUR...

HAYDİ HAYAL EDELİM...

Nerede olmak isterdin??? Ben ya istanbul da ya da Philadelphia'nın karla kaplı ama ışıltılı herhangi bir şehrinde olmak isterdim.Eğer istanbuldaysam boğazı gören,kendi sanatsal anlayışımla döşenmiş bir ev ya da Philadelphia'nın ışıltılı bir şehrinde kendi müstakil evim.Aslında istanbul ya da Philadelphia...nerede olduğum farketmez!!!kendi evimde yanımda en yakın arkadaşım karlı bir aralık ayına uyanmak isterdim.Perdeyi aralayıp bir müddet yağan karı izlemek isterdim evimin penceresinden,sonra arkadaşımla birlikte lapa lapa yağan kar eşliğinde güzel bir kahvaltı yapmak.Kahvaltının ardından en yakın arkadaşımla birlikte eldivenlerimizi,berelerimizi,atkılarımız takıp,karlı bir güne uygun giyinip kısacası içimizde yeni yıl şarkılarıyla birlikte şehrin ışıltılı sokaklarında yürümek...duraklarda sıcacık bir mekanda sıcacık bir kahve içmek,pırıldayan şehre karşı tatlı sohbetler etmek ve bazen de susup muhteşem manzara karşısında hayallere dalmak,belki sevgilini ya da sevdiğini düşünmek,hüzünlenmek aralarda...en son durakta da soluklanıp ısındıktan,sıcacık kahveni içtikten sonra tekrar karlı yollarda yeni yıl şarkıları eşliğinde yürüyüp sıcacık mutluluk dolu evine geri dönmek.Evde biraz soluklandıktan sonra akşam için güzel yemekler hazırlamak ve arkadaşlarını çağırıp hepberaber şehrin karlı ve ışıltı dolu gecesinde belki istanbul manzarası eşliğinde belki de Philadelphia sokaklarının sakinliğini dinleyerek güzel bir akşam yemeği yemek,yemeğin ardından içilen sıcacık çaylar ya da kahveler,kim ne içmek isterse kısacası...tatlı sohbetlerle devam eden akşam ve arkadaşlarını uğurlamak gece yarısına doğru...

Ama bize uyumak yok gene geçip pencerenin karşısına alıp kahvemizi elimize bir korku filmi açmak karlı gecenin karanlığında sabaha kadar korku filmi izlemek...

Veee...gecenin sonu sıcacık yatağına yatıp tatlı bir uykuya dalmak...

İşte mutluluğun küçük ama dolu dolu yaşanan hali.Böyle bir günü kim yaşamak istemez ki!!!en azından ben yaşamak isterim.Şimdilik hayal ettik belki ama inanır ve çok istersek bir gün mutlaka olur...

O zaman sizde hayal etmekten ve istemekten korkmayın,hayal edin ve isteyin ama yürekten isteyin,hayalinizin büyüklüğü ya da küçüklüğü size kalmış...önemli olan;

BUGÜN HAYAL EDİN BİR GÜN MUTLAKA OLUR!!!